Blog

İş (işci – İşveren) Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

İş (işci – İşveren) Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk

İş uyuşmazlıklarında, işçi ve işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklar, Türkiye’de çözüm sürecine dahil edilen arabuluculuk sistemi ile daha hızlı ve barışçıl şekilde çözümlenebilir hale gelmiştir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden biri, dava şartı arabuluculuk müessesesidir. Bu düzenleme, iş davalarında arabuluculuğun bir ön koşul olarak getirilmesi anlamına gelir.

Dava Şartı Arabuluculuk Nedir?

Dava şartı arabuluculuk, işçi-işveren uyuşmazlıklarının doğrudan mahkemeye taşınmadan önce arabuluculuk yoluyla çözülmesini zorunlu hale getiren bir süreçtir. Yani işçi ya da işveren, işçilik alacakları veya işe iade talepleri gibi konularda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorundadır. Bu süreçte taraflar arabulucu huzurunda bir anlaşmaya varmaya çalışır.

Eğer taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşamazsa, bu durumu gösteren bir arabuluculuk son tutanağı düzenlenir ve taraflar ancak bu tutanağın ardından dava açabilirler. Bu tutanak mahkemeye sunulmadığı takdirde, açılan dava usulden reddedilir.

Hangi Uyuşmazlıklar Dava Şartı Arabuluculuğa Tabidir?

İş Kanunu kapsamındaki şu uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamına alınmıştır:

  1. İşçi alacakları (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti gibi)
  2. İşe iade talepleri
  3. Kötü niyet tazminatı ve eşit davranma borcuna aykırılık gibi iş hukukundan kaynaklanan talepler.

Ancak, iş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan tazminat talepleri arabuluculuk kapsamına alınmamıştır. Bu tür davalar doğrudan mahkemeye götürülebilir.

Arabuluculuk Süreci Nasıl İşler?

  • Taraflardan biri arabulucuya başvurur. Arabulucuya başvurulmasıyla birlikte süreç başlar ve taraflar arabuluculuk toplantılarına katılır.
  • Arabulucu, taraflar arasında bir uzlaşma sağlamak için süreci yönetir.
  • Süreç, en fazla 3 hafta içinde sonuçlandırılır ve zorunlu hallerde bu süre 1 hafta uzatılabilir.
  • Eğer taraflar anlaşmaya varırsa, bu anlaşma bir anlaşma belgesi ile kayıt altına alınır ve mahkeme kararı niteliği taşır.
  • Anlaşma sağlanamazsa, arabulucu bunu son tutanak ile belgelendirir.

Arabuluculuğun Avantajları

  1. Daha Hızlı Bir Çözüm: Mahkemeye gitmek yerine arabuluculuk yoluyla daha kısa sürede sonuç alınabilir.
  2. Daha Az Masraflı: Mahkemeye başvurmak ve dava sürecini yürütmek yerine, arabuluculuk masrafları daha düşüktür.
  3. Gizlilik: Arabuluculuk süreci gizli yürütülür, böylece taraflar arasındaki uyuşmazlık mahkemeye taşınmadan çözülmüş olur.
  4. Taraflar Arasında İlişkilerin Korunması: Arabuluculukta tarafların uzlaşması ön planda olduğundan, iş ilişkisi korunabilir ve işbirliği devam edebilir.

Arabuluculuğa Başvurmama Durumunda Ne Olur?

Dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurmayan tarafın davası, mahkeme tarafından dava şartı yokluğu sebebiyle reddedilir. Bu nedenle iş uyuşmazlıklarında arabuluculuk süreci, davanın açılabilmesi için zorunlu bir aşamadır.

Sonuç olarak, işçi-işveren uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk, uyuşmazlıkların daha barışçıl, hızlı ve etkin bir şekilde çözülmesini amaçlayan önemli bir hukuki düzenlemedir. Bu süreç, tarafların zaman ve maliyet açısından daha avantajlı bir yöntemle haklarına kavuşmalarını sağlar.

Benzer Blog Yazıları